Ocak 31, 2009
Gerçekten ilginç bir sayı. İlk olarak şununla başlayalım:
Öğrencilere aşağıdaki uygulamayı yaptıralım. Birler ve yüzler basamakları farklı üç basamaklı bir sayı seçin. Sayıyı tersine çevirip diğeriyle farkını bulun. Bulduğunuz sayıyla tersinin toplamına bakın. Yapacağınız tüm denemelerde aynı sayıyı elde edeceksiniz. Şaşırtıcı değil mi?
Örneğin, 825 sayısını alalım. 825 – 528 = 297. Sonra 297 + 729 = 1089.
Yazının devamını oku »
» yorum bırak; |
Makale Uzayı |
Kalıcı Bağlantı
Fatih Sultan tarafından yazıldı
Ocak 31, 2009
“Kâinat kitabı daha fazla, daha geniş ve daha derinlemesine okunabildiği, ayrıca, bilgi çok daha hızlı üretilip iletildiği için, asrımıza bilgi çağı da denmektedir. Geçmişte zenginliğin ölçüsü sahip olunan tabiî kaynaklar ve beden gücüydü; zenginleşmenin yolu bunlara, bilhassa toprağa daha çok hükmetmekten geçiyordu. Tarım ve sanayi devrimleri mekanik bilimlerdeki gelişmeyi tetikledikten sonra, hammaddenin değerini kat kat arttıran ve kendisi de büyük bir katma değer getiren sanayileşme zenginliğin yeni ölçüsü oldu. Yirminci asrın ikinci yarısından itibaren bilhassa Batı’da eğitime ve bilime ağırlık verilmesiyle, bilgi üretimde ön plâna geçti ve yüksek teknoloji ürünlerinde hammaddenin kıymeti, bilginin yanında çok küçük kaldı. Meselâ iki tonluk bir uydunun değeri 200 milyon dolar civarındadır (Yani kilosu 100 bin dolar). Kullanılan malzemenin kilosunun sadece birkaç dolar olduğu dikkate alınırsa, bilgi ve becerinin kıymeti kolayca görülür. Üretim sürecindeki bu değişikliği fark eden ve bilim-teknoloji üreten ülkeler bilgi-tabanlı ekonomiye geçmeye çalışmaktadırlar. Bu ülkelerde en güçlü firmalar, araştırma-geliştirmeye (AR-GE) büyük para ayıranlardır. Bunun için de, coğrafya ayırt etmeksizin, üstün kâbiliyetli, çalışkan ve bilgiyle donanımlı gençleri câzip tekliflerle dünyanın dört bir yanından devşirmektedirler.
Yazının devamını oku »
» yorum bırak; |
Makale Uzayı |
Kalıcı Bağlantı
Fatih Sultan tarafından yazıldı