Bir Matematikçi: Einstein Cennette

Einstein rüyasında öldüğünü ve cennete gittiğini görür. Fakat odasının hazır olmadığı ve kendisini bir misafirhanede bazı diğer misafirlerle birlikte geçici olarak ağırlayacakları söylenir. Einstein problem olmadığını söyler. Misafirhaneye giderler. Odaya vardıklarında diğer oda arkadaşları da ordadır.

“İşte ilk oda arkadaşınız. IQ’su 180.” der görevli. Einstein ise “Muhteşem. Sizinle matematik konuşuruz.” der.

“İkinci arkadaşınızın IQ’su 150.” Einstein “Çok güzel. Sizinle de fizik tartışırız.” diye cevap verir.

“Bu arkadaşın IQ’su ise 100.” Einstein ona da şöyle der:”Güzel, sizinle tiyatrodaki son gösterileri konuşuruz.”

Son olarak odaya yeni giren arkadaş “Ben de sizin son oda arkadaşınızım. Maalesef benim IQ 80.” der. Einstein şöyle cevap verir: “Peki, sizce faiz oranları nereye gidiyor?”

Bir Matematikçi: Estetik Formül

Filozof: “Süreklilik hipotezinin çözümü, tüm bilime derin etkiler doğuracaktır.”

Fizikçi: “Tam sayılmaz. Fizik, bu efsanevi kuramlar olmadan yolunda daha iyi ilerliyor. Bize

kullanılabilir matematik verin.”

Bilgisayar Bilimi Uzmanı: “Kimin umurunda? Bu evrendeki her şey sonlu gibi görünüyor. Ayrıca, Pascal programlarımın hata ayıklama konusuyla çok meşgulüm.”

Matematikçi: “Unutun bunları! Sadece formüllerinizi olabildiğince estetik hazırlayın!”

Bir Matematikçi: 2*2=?

Dünyadaki en yetenekli zihinleri bir araya getirilerek hepsine şu soru soruldu:

“2 * 2 = ?”

Kimyager derhal yaklaşık  10 üzeri 1 dedi.

Mühendis sürgülü cetvelle hızlıca yapıyor (eski bir yöntem) ve ileri geri oynatıyor ve nihayet “3,99” diyor.

Fizikçi teknik referanslarına danışır, sorunu bilgisayarında belirler ve “3,98 ile 4,02 arasında” diye ilan eder.

Okumaya devam et

Bir Matematikçi: Süt Üretiminin Artırılabilirliği

USDA bir zamanlar süt endüstrisini iyileştirmek için ineklerin daha hızlı süt üretmesini istiyordu. Bu nedenle, daha iyi bir inek oluşturmak için önde gelen biyologlara ve birleştirici DNA teknisyenlerine danışmaya karar verdiler. Bu büyük bilim adamı ekibini bir araya getirdiler ve onlara sınırsız fon sağladılar. Nadir kimyasallar, garip bakteriler, tonlarca karantina ekipmanı talep ettiler, kazayla başlattıkları korkunç bir tifo salgını oldu ve 2 yıl sonra “yeni, geliştirilmiş inek” ile geri döndüler. Orijinaline göre süt üretiminde %2’lik bir iyileşme vardı.

Daha sonra en büyük Nobel Ödülü kazanan kimyagerlerle çalıştılar. Altı ay boyunca çalıştılar ve tonlarca kimyasal ekipman talep ettikten ve deneylerinden birinde zehirli bir bulut ile çalıştıklarında Colorado’daki küçük bir kasabanın yarısına zehirleyerek süt üretiminde %5’lik bir iyileşme elde ettiler.

Fizikçiler bir yıl denedi ve on bin inek radyasyon terapisine tabi tutulduktan sonra, çıktıda %1’lik bir iyileşme elde ettiler.

Okumaya devam et

Bir Matematikçi: Çılgın Bilim Adamı

Çılgın bir bilim adamı vardı (çılgın…sosyal…bir bilim adamı). Üç meslektaşı -bir mühendis, bir fizikçi, bir matematikçi- kaçırdı ve içerisinde bol miktarda konserve ve su bulunan ama açacak bulunmayan ayrı odalara kilitledi.

Bir ay sonra dönüşünde, çılgın bilim adamı mühendisin odasına gidiyor ve uzun zamandır boş olduğunu görüyor. Mühendis cebindeki döküntülerden bir açacak yapmış, kullanılmış kutu parçalarından ve kurutulmuş şekerden bir bomba yapmış ve kaçmıştı.

Fizikçi konserve kutularını duvara vurarak kapaklarını açmak için uygun atma açısını bulmaya çalışmıştı. İyi bir fırlatma teçhizatı ve yeni bir kuantum teorisi geliştiriyordu.

Matematikçi açılmamış kutuları istifleme probleminin bir çözümü için kümelemişti; kurumuş cesedi duvara yaslanmış ve yerde kanla şunlar yazıyordu:

Teorem: Eğer bu konserveleri açamazsam, öleceğim.

İspat: karşıtını kabul edelim…

 

Bir Matematikçi: Canlandırma

Bir matematikçi ve bir mühendis, bir fizikçinin dersine katılırlar. Ders, 9, 12 ve hatta daha yukarı boyutlu uzaylarda gerçekleşen fiziksel işlemleri içeren Kulza-Klein teorileri hakkındadır. Matematikçi konudan hoşlandığı gösteren bir eda ile dersi takip ederken, mühendis şaşkın ve karışmış bir vaziyette boş boş bakmaktadır.

Ders bitiminde mühendisi korkunç bir baş ağrısı tutar. Matematikçi ise harika bir ders olduğu yorumunu yapar. Mühendis, “Bunları nasıl anladın?” diye sorar.

Matematikçi, “Sadece işlemi gözümün önüne getirdim.” der.

Mühendis tekrar, “9 boyutlu bir uzayda gerçekleşen şeyleri nasıl canlandırabilirsin?” diye sorar.

Bunun üzerine matematikçi, “Kolay, önce N-boyutlu uzayda gözümün önüne getirdim, ardından N sayısını 9’a yakınsadım.”

Bir Matematikçi: Av

Bir matematikçi, bir mühendis ve bir fizikçi avlanmaya çıkarlar. Ormanda bir geyiğe rastlarlar.

Fizikçi geyiğin hızını hesaplar, mermi üzerindeki yer çekimi etkisini hesaplar, tüfeğini hedefler ve ateşler. Fakat kaçırır; mermi geyiğin 3 metre ardına düşer. Geyik birkaç metre öteye kaçıp orada durur. Hala görüş alanındadır.

“Yazık sana kaçırdın, elbette sıradan bir silahla beklenen bir şeydi.” der mühendis. Sonra kendisi özel geyik avlama silahını çıkarır. Sıradan bir tüfekten, bir sekstant, pusula, barometre ve birkaç yanan ışıkla yardımıyla, etkileyici görünmekten öte yararı olmayan şeylerle donatılmış modifiye bir silah. Onun atışı 3 metre önüne düşer. Fakat geyik bu sefer anlar ve gözden kaybolur.

“Senin zımbırtı da işe yaramadı.” dedi fizikçi.

Matematikçi hemen söze karışarak, “Ne demek istiyorsun? İkiniz arasında en mükemmel atış onundu!” der.