Bir Matematikçi: Estetik Formül

Filozof: “Süreklilik hipotezinin çözümü, tüm bilime derin etkiler doğuracaktır.”

Fizikçi: “Tam sayılmaz. Fizik, bu efsanevi kuramlar olmadan yolunda daha iyi ilerliyor. Bize

kullanılabilir matematik verin.”

Bilgisayar Bilimi Uzmanı: “Kimin umurunda? Bu evrendeki her şey sonlu gibi görünüyor. Ayrıca, Pascal programlarımın hata ayıklama konusuyla çok meşgulüm.”

Matematikçi: “Unutun bunları! Sadece formüllerinizi olabildiğince estetik hazırlayın!”

Bir Matematikçi: Süt Üretiminin Artırılabilirliği

USDA bir zamanlar süt endüstrisini iyileştirmek için ineklerin daha hızlı süt üretmesini istiyordu. Bu nedenle, daha iyi bir inek oluşturmak için önde gelen biyologlara ve birleştirici DNA teknisyenlerine danışmaya karar verdiler. Bu büyük bilim adamı ekibini bir araya getirdiler ve onlara sınırsız fon sağladılar. Nadir kimyasallar, garip bakteriler, tonlarca karantina ekipmanı talep ettiler, kazayla başlattıkları korkunç bir tifo salgını oldu ve 2 yıl sonra “yeni, geliştirilmiş inek” ile geri döndüler. Orijinaline göre süt üretiminde %2’lik bir iyileşme vardı.

Daha sonra en büyük Nobel Ödülü kazanan kimyagerlerle çalıştılar. Altı ay boyunca çalıştılar ve tonlarca kimyasal ekipman talep ettikten ve deneylerinden birinde zehirli bir bulut ile çalıştıklarında Colorado’daki küçük bir kasabanın yarısına zehirleyerek süt üretiminde %5’lik bir iyileşme elde ettiler.

Fizikçiler bir yıl denedi ve on bin inek radyasyon terapisine tabi tutulduktan sonra, çıktıda %1’lik bir iyileşme elde ettiler.

Okumaya devam et

Bir Matematikçi: Çılgın Bilim Adamı

Çılgın bir bilim adamı vardı (çılgın…sosyal…bir bilim adamı). Üç meslektaşı -bir mühendis, bir fizikçi, bir matematikçi- kaçırdı ve içerisinde bol miktarda konserve ve su bulunan ama açacak bulunmayan ayrı odalara kilitledi.

Bir ay sonra dönüşünde, çılgın bilim adamı mühendisin odasına gidiyor ve uzun zamandır boş olduğunu görüyor. Mühendis cebindeki döküntülerden bir açacak yapmış, kullanılmış kutu parçalarından ve kurutulmuş şekerden bir bomba yapmış ve kaçmıştı.

Fizikçi konserve kutularını duvara vurarak kapaklarını açmak için uygun atma açısını bulmaya çalışmıştı. İyi bir fırlatma teçhizatı ve yeni bir kuantum teorisi geliştiriyordu.

Matematikçi açılmamış kutuları istifleme probleminin bir çözümü için kümelemişti; kurumuş cesedi duvara yaslanmış ve yerde kanla şunlar yazıyordu:

Teorem: Eğer bu konserveleri açamazsam, öleceğim.

İspat: karşıtını kabul edelim…

 

Bir Matematikçi: Canlandırma

Bir matematikçi ve bir mühendis, bir fizikçinin dersine katılırlar. Ders, 9, 12 ve hatta daha yukarı boyutlu uzaylarda gerçekleşen fiziksel işlemleri içeren Kulza-Klein teorileri hakkındadır. Matematikçi konudan hoşlandığı gösteren bir eda ile dersi takip ederken, mühendis şaşkın ve karışmış bir vaziyette boş boş bakmaktadır.

Ders bitiminde mühendisi korkunç bir baş ağrısı tutar. Matematikçi ise harika bir ders olduğu yorumunu yapar. Mühendis, “Bunları nasıl anladın?” diye sorar.

Matematikçi, “Sadece işlemi gözümün önüne getirdim.” der.

Mühendis tekrar, “9 boyutlu bir uzayda gerçekleşen şeyleri nasıl canlandırabilirsin?” diye sorar.

Bunun üzerine matematikçi, “Kolay, önce N-boyutlu uzayda gözümün önüne getirdim, ardından N sayısını 9’a yakınsadım.”

Bir Matematikçi: Metres veya Eş

05c6290f2b58aa85a9bc9b1189f9957e_713c4d0ab0d36cc6a02fb4b3bd531f-mistress-clipart_375-382Bir doktor, bir avukat ve bir matematikçi eş veya metres sahibi olmanın üstünlüklerini tartışıyorlar.

Avukat diyor ki, “Açıkça metres daha iyidir. Eşin var ve boşanmak istersen, birçok yasal problemle karşılaşırsın.”

Doktor der ki, “Eş daha iyidir. Çünkü sana vereceği güven sayesinde stresten kurtulup sağlıklı olacaksın.”

Matematikçi ise şöyle der: “Her ikiniz de yanılıyorsunuz. İkisinin de olması daha iyidir. Böylelikle siz ortalıkta bulunmadığınızda eşiniz metresinizle, metresiniz de eşinizle olduğunuzu düşünecekler. Siz de rahat rahat matematikle uğraşabileceksiniz.”

Bir Matematikçi: Karanlık Oda Deneyi

Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir biyolog araştırma amaçlı karanlık bir odalara kapatılıyorlar.

Bir hafta sonra kapıyı açarlar. Biyolog çıkar ve şöyle söyler: “Sıkılana kadar içeride oturdum. Sonra odayı aradım ve bir teneke kutusu buldum. Duvara fırlattım. İçinden yemek çıktı. Acıkınca yedim. Bu kadar.”

Sonra fizikçiyi çıkarırlar. O da şöyle rapor verir: “Odanın duvarları boyunca gezerek odanın geometrisini çıkardım. Sonra içeriyi araştırdım. Odanın içine doğru beş adım mesafede  ve kapının iki adım solunda bir metal silindir buldum. Bir teneke kutu gibi geldi bana. Doğru açı ve hızla sol taraftaki duvara fırlatarak açılmasını sağladım.”

Son olarak matematikçinin odasını açarlar ve karanlıktan soluk bir ses duyarlar: “C açık bir teneke kutusu olsun.”